ABD Adalet Bakanlığı, federal idam cezalarını güçlendirmek için infaz yöntemlerini genişletti ve kurşuna dizme gibi eski yöntemleri yeniden resmen onayladı. Bu, zehirli iğne ilaç tedarik sorunları nedeniyle alternatif arayışının sonucu.
Ne Oldu?
ABD Adalet Bakanlığı kararı (24 Nisan 2026): Federal idam protokolüne kurşuna dizme, elektrikli sandalye ve gaz (azot) yöntemleri eklendi. Lethal injection (zehirli iğne) de yeniden onaylandı. Amaç, idamları hızlandırmak ve tıkanıklıkları aşmak.
Bu yöntemler bazı eyaletlerde zaten kullanılıyordu (örneğin Utah, Idaho, South Carolina’da firing squad). Federal düzeyde ise uzun süredir kullanılmıyordu — bazı kaynaklar “17. yüzyıl” diye abartıyor ama aslen 19.-20. yüzyıl uygulamaları.
Trump yönetimi, Biden döneminde duran federal idamları yeniden canlandırma politikası kapsamında adım attı.
Papa Leo XIV’ün Tepkisi
Papa Leo (ABD doğumlu ilk papa), aynı günlerde (özellikle 25 Nisan’da DePaul Üniversitesi’ne video mesajında) ölüm cezasını sertçe eleştirdi:
“İnsan onuru, en ağır suçlar işlense bile kaybolmaz.”
Ölüm cezasını “insan onuruna saldırı” ve “kabul edilemez” olarak niteledi.
ABD’de ve dünyada ölüm cezasının kaldırılması için çalışanları desteklediğini belirtti.
Bu açıklama, Adalet Bakanlığı kararından saatler sonra geldiği için doğrudan bir “sert çıkış” olarak yorumlandı. Katolik Kilisesi’nin resmi öğretisi (özellikle Papa Francis’ten beri) ölüm cezasını reddediyor.
Bağlam ve Tepkiler
Ölüm cezası ABD’de eyaletlere göre değişiyor; federal düzeyde ise daha nadir.
Karar, insan hakları örgütleri ve bazı dini gruplar tarafından “geriye dönüş” ve “zalimce” diye eleştirildi.
Destekleyenler ise “adaletin sağlanması ve caydırıcılık” gerekçesiyle savunuyor.





