Purdue Üniversitesi’nden Brandon Johnson ve ekibinin Journal of Geophysical Research: Biogeosciences dergisinde yayımlanan çalışmasına göre kaklaşık 66 milyon yıl önce Yucatán Yarımadası’na (Chicxulub krateri) çarpan 10-15 km çapındaki asteroid, büyük miktarda kaya ve toprağı buharlaştırıp uzaya fırlattı.

Bu malzeme kısmen ince toz (fine dust) ve spherule’lere (küçük küresel parçacıklar) dönüştü. Toz, Dünya’yı saran küresel bir tabaka oluşturdu.

Atmosfere geri düşen spherule’ler sürtünmeyle yoğun ısı üretirken, ince toz tabakası bu ısıyı (termal radyasyonu) hapsedip yeryüzüne geri yansıttı. Toz, “tencere kapağı” gibi davrandı.

Nepal'de Yeni Başbakanın Gözlükleri Kriz Çıkardı
Nepal'de Yeni Başbakanın Gözlükleri Kriz Çıkardı
İçeriği Görüntüle

Sonuç: Yüzey, kısa sürede (saatler içinde, belki 1-2 saat) aşırı ısındı. Organizmeler insan için ölümcül dozun yaklaşık 17 katı termal radyasyona maruz kaldı. Bu, kalın derili dinozorları bile “ızgara gibi” pişirmeye, orman yangınlarını küresel ölçekte başlatmaya yetecek düzeydeydi. Barınak bulamayan (yeraltına, su altına kaçamayan) kara canlıları büyük ölçüde bu ani ısı ve yangınlarla öldü. Araştırmacılar, toz olmasaydı etkinin daha sınırlı kalacağını ve küresel bir yok oluşa dönüşmeyebileceğini belirtiyor. Bu, volkanik aktivite (Deccan Trapps) gibi alternatif teorileri de zayıflatıyor; asıl yıkımı çarpma ve hemen ardından gelen toz-ısı etkisi yapmış görünüyor.

Bağlam ve önceki çalışmalar

2023’te yayımlanan başka bir çalışmada (Nature Geoscience) ince silikat tozunun atmosferde 15 yıla kadar kalarak Güneş’i engellediği, fotosentezi ~2 yıl durdurduğu ve küresel soğumaya (~15°C) yol açtığı gösterilmişti. Bu da besin zincirinin çökmesine katkıda bulundu.

Yeni çalışma ise ani (saatler içinde) ısı/yangın etkisine odaklanıyor. Toz hem hemen öldürücü ısıyı artırıyor hem de sonraki “etki kışı”na katkı sağlıyor.

Kısaca: Dinozorlar (ve diğer birçok tür) asteroit çarpmasının yarattığı toz bulutu sayesinde küresel ölçekte yok oldu. Çarpma olmadan toz olmazdı; toz olmadan da etki bu kadar yıkıcı olmayabilirdi. Araştırmacılar, yeraltına/su altına sığınabilen canlıların (bazı memeliler, kuş dinozorları vb.) hayatta kalma avantajını da bu şekilde açıklıyor.

Kaynak: Haber Merkezi