Yüz yıllardır dünyadaki yaşamın kökenini araştıran bilim insanları en baştan itibaren iki temel konuda yanıldılar:

1-Karadaki ilk canlıların ortaya çıkması.

2-Canlının temel yapı taşları.

11 Boyutlu Evrende Yaşıyoruz 4 Boyuttan Fazla Algılamıyoruz
11 Boyutlu Evrende Yaşıyoruz 4 Boyuttan Fazla Algılamıyoruz
İçeriği Görüntüle

İki yeni araştırma bilim dünyasında ve kamuoyunda yüzyıllardır sarsılmaz bir inanç kabul edilen “Hayatın ilk yasası”nın temellerine dinamit koydu.

Bu yasaya göre yaşam suda başlamış, sonra bir balık bir gün karaya çıkarak evrim geçirmiş, 4 ayaklı ve iskeletli kara havanlarının yolunu açmıştı.

Önce hem karada, hem suda yaşayan canlılar, ardından sürüngenle, ardından… Böyle gelişip gelmişti…Acaba gerçekten öyle miydi?

Yaşamın “Temel yapı taşları” diye diye bilinen “Amino asitler” konusunda da kuşkular doğdu. Bu asitler DNA’ya geçti.

Onun sayesinde sudaki canlıların karada yaşamasının önü açılmıştı. Ancak suyun dışında üremeler, güç olduğu için çoğalmaları çok uzun süreye sarkmıştı. Çünkü hayvanın suyun dışında yaşamaya alışması gerekiyordu.

Ancak bu varsayımı doğrulayacak hiçbir fosil bulunamadı. Zira fosiller zaman tüneli.

Bugüne kadar bulunanlar birkaç küçük parça: Parmak, ayak parmağı, karaciğer parçası gibi.

Anlamı: Bu hayvanlar organlarıyla birlikte doğuyor, sonra onları geliştiriyordu.

Bu buluş puzzle’ın (yap-boz) parçalarının birleştirilmesine imkan verdi.

Sonuç; O ilk 4 ayaklı canlıların hem karada, hem de suda yaşadıkları yanlıştı.

Şimdi yaşamın öyküsünün yeniden yazılması gerekecek.

Kaynak: Haber Merkezi