Dünyamız Sona Yaklaştı Mı? -2 Küresel Aktörler İki Radikal..

Rahmetli Çetin Gürel’i anmak için hazırladığım yazı nedeniyle bi hafta ara verdiğim “Isınma dizisinin ikinci bölümünü yayınlıyorum…

KÜRESEL AKTÖRLER İKİ RADİKAL VE ÇOK CAN YAKICI KARAR ALMAK ZORUNDA YOKSA SONUMUZ GELİYOR

Rahmetli Çetin Gürel’i anmak için hazırladığım yazı nedeniyle bi hafta ara verdiğim “Isınma dizisinin ikinci bölümünü yayınlıyorum…

---

”Yıldızlar Arası” filmini izleyeniniz veya hatırlayanınız var mı?

Özetleyeyim, daha doğrusu bu filme asıl konu olan “Küresel iklim değişikliği”nin nasıl başladığını anlatayım.

Sinema tarihinin dâhilerinden Christopher Nolan’ın çevirdiği filmde, “Ekolojik felaket” nedeniyle dünyadaki tarımsal üretimin nasıl çöktüğü konu ediliyor.

Küf salgını nedeniyle önce buğday yok oluyor…

Sonra sırasıyla diğer sebzeler…

Yedinci yılda bamya yok oluyor…

Bir bitki hastalığı olan küf salgınının niyeti insanlığı yok etmek…

Ve insanlar can havliyle yaşamlarını sürdürebilecekleri bir gezegen aramaya başlıyorlar.

---

Peki, ABD’nin Georgia eyaletinde 2022’de bir fanatik tarafından havaya uçurulan “Georgia Dikili Taşları”nı bileniniz veya hatırlayanınız var mı?

8 dilde hazırlanmış (İngilizce, Rusça,, İspanyolca, Svahili, Hintçe, İbranice, Arapça, Çince) taşta, “10 Emir”i çağrıştıran “10 Uyarı” yer alıyordu. En çarpıcıları şöyle:

“İnsan nüfusu 500 milyon kişiyi geçmesin… Farklı dilleri tek dilde birleştirin. Doğaya yer bırakın…”

Bu uyarılara kulak asılmadı. Dahası dikİli taş havaya uçuruldu…

Ancak o uyarılar tarihin belleğine kazıldı.

---

Şimdi o uyarıların ışığında dünyanın önünde 2 sorun var: Ve maalesef ikisini birden ister istemez kabullenmek zorunda.

“Georgia Dikili Taşı”nı kaynak olarak yorumluyorum:

Birincisi onun uyardığı gibi dünyadaki insan nüfusunun azaltılması gerekiyor.

Size tuhaf gelebilir ama başta Amerikalılar olmak üzere yığınla milyoner “Öjenizm” denilen dünya nüfusunu can yakmadan azaltmanın yolunu arıyorlar. Çözümleri elbette kısırlaştırma. Ancak bunun sonucu en erken üç kuşak sonra görülebilecek. Ayrıca küresel güç olmak isteyen ülkelerin (Çin, Hindistan, Pakistan, İran, Türkiye, Endonezya. Güneydoğu Asya ülkeleri, Afrika ülkeleri, Malezya gibi) bu çözümü kabul etmeleri çok zor görülüyor.

İlkine bağlı olarak ikinci çözüm ise bugünkü modern yaşam düzeninden vazgeçmek. Yani, toprağa, doğaya dönmek. Bu da sanayiden, enerji oburu sektörlerden vazgeçmek, Sümerler’den Orta Çağ’ın başına kadar olan dönemdeki gibi tarıma dayalı, basit, sade bir hayat yaşamak demek.

Bunu da kabullenebilecek biri çıkar mı? Asla.

---

O zaman önümüzde iki seçenek kalıyor.

Dünyanın kaçınılmaz sonuna hazırlanmak.

Veya yaşanacak başka diyarlar, başka gezegenler bulmak. Ama o da kolay bir şey değil.

Bir örnek vereyim. “Proxima Centauri” grubu 4 gezegenden oluşuyor. Özellikle soldan ikincisi, yani “Proxima Centauri B” ciddi umut vaad ediyor.

“Proxima Centauri” grubu kapı komşusu sayılır. Sadece 4,5 ışık yılı uzaklıkta.

Ne var ki günümüzün teknolojik imkanlarıyla bu “Komşu”ya ziyaret 81 bin yıl gerektiriyor!

Anlamı: Başka gezegenler seçeneğini en az 50-60 bin yıl boyunca unutun. Teknoloji gelişinceye kadar…

İkinci anlamı: Dünyada kapana sıkıştık. O nedenle radikal 2 önlemi birden hayata geçirmek zorundayız.

Yoksa, elveda hayat, elveda dünya!

---

Haftaya son bir yazı daha…