Fransa, 1798-1926 yılları arasındaki dönemde vatandaşlarından güneş vergisi aldı. Bu da özellikle yoksul ailelerin belini büktü.
Vatandaşları vergilendirmekte Fransız devletinin üstüne yok.
Fransızlar devlete 128 yıl boyunca “Güneş vergisi” ödediler. Bu vergini tutarı evlerin kapı ve pencerelerine göre hesaplanıyordu. Bir ev ne kadar çok güneş ve hava alıyorda, sahibi o kadar yüksek vergi ödüyordu. O nedenle insanlar kapılarını sıkı sıkıya kapatıyorlardı.
Fransız İhtilali’nden sonra yeni ve “Devrimci” yönetim mali krizle karşı karşıya kalmıştı. Çare olarak kağıt para basmıştı ama bu da enflasyonu kamçılamıştı. Devletin borcu da zirveye ulaşmıştı.
Devlete kaynak sağlamak için akla-hayale gelmeyen yeni vergiler düşünüldü.
24 Kasım 1798’de dönemin Maliye Bakanı Vincent Ramel de Nogaret’in aklına “Güneş vergisi” geldi Vergi evlerin kapıları ve penecelerinin sayısına göre hesaplanacaktı.
O dönemde buna vergi değil katkı deniliyordu. Vatandaşlar gönüllü olarak devlet hazinesine destek vereceklerdi.
Kriter basitti: Bir ev ne kadar büyükse, demek ki orada yaşayanlar o kadar zengindi. Dışarıya açılan (Kapı, pencere) ne kadar çoksa, demekki oprada yaşayanlar o kadar keyifli bir hayat sürüyorlardı.
Bu gerçekten kamu görevlilerini yanıltamayacak bir ölçüydü.
Aslında bu yeni bir vergi değildi. Romalılar döneminde Jules Sezar “Ostriarium” adını verdiği bir vergi getirmişti. O da verginin miktarını bir konutun kapı ve pencere sayısına göre hesaplamıştı.
İngiltere’de de Kral 3’üncü Guillaume 1696’da benzer bir vergi getirmişti
Fransa’daki sonuç: Konut sahipleri pencerelerini iptal ettiler!.
Bir başka sonuç: Pencereler iptal edilip eve ışık girmeyince, yoksul ailelerde hastalık sayısı hızla arttı. Özellikle de solunum hastalıkları.
Bu korkunç vergi 1926’da iptal edildi…