Sayıları 196’ya ulaşan yerli halk, uygarlıktan uzak ve içe kapalı bir hayat sürmeyi tercih ediyor. Antropologlar onların sırrını çözmeye çalışıyor ama henüz pek ilerleme kaydedemediler.
Dünyanın iletişim çağını yaşadığı bu dönemde bir çok yerli halk ormanların ulaşılması zor bölgelerinde ve uzak adalarda binlerce yıldır değişmemiş bir hayat sürmeyi tercih ediyor.
Ancak bu onların tamamen tecrit oldukları anlamına gelmiyor. Ara sıra “Modern insanlar”la ilişki kuruyor, gördükleri, öğrendikleri sonucu daha da içlerine kapanıyorlar.
Sözkonusu 196 kabile Güney Amerika, Asya ve Pasifik’te 10 kadar ülkede yoğunlaşmış durumda. Yüzde 95’i Amazonya bölgesinde bulunuyor. Mecbur kalmadıkça temas kurmamayı tercih ediyorlar. Bazıları ise sömürgeleşme döneminde çektiklerini asla unutmuyorlar.
Bugün de maden arayıcılar, orman işletmecileri, çiftçiler ve petrol şirketleri topraklarına göz koydular ve onlara hayatı zehir ediyorlar.
Peki, bu kabilelerin en önemlileri hangileri?
En başta Hint Okyanusu’ndaki Andoman Denizi’nde yer alan Kuzey Sentinel adası yerlileri geliyor. O kadar dünyadan kopuk yaşamayı tercih ediyorlar ki, adalarına yaklaşanı ok yağmuruna tutarak tereddütsüz öldürüyor.
Amazon ormanlarındaki kabileler de uygarlıkla temas kurmamaya o kadar kararlılar ki, yerlerinin açığa çıkmaması için ayak izlerini siliyorlar.




