Rahmi Koç hakkında, 5 Haziran 2026’da İzmir’deki Amerikan Hastanesi açılışında anlattığı “Kürt kadın fıkrası” nedeniyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı resen soruşturma başlattı.
Soruşturma, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi kapsamında “Halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama” suçundan yürütülüyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek de soruşturmayı doğrulayarak “Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz” açıklaması yaptı.
Soruşturma, videonun sosyal medyada yayılmasının ardından kamuoyundaki tepkiler üzerine aynı gün (6 Haziran 2026) başlatıldı. DEM Parti, Şırnak Barosu, Van Barosu gibi kurumlar suç duyurusunda bulundu veya tepki gösterdi.
Rahmi Koç, tepkiler üzerine yazılı bir özür açıklaması yayınladı: “Herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığım sözlerim için içtenlikle özür diliyorum.” Soruşturma halen devam ediyor; ilerleyen günlerde ifadesinin alınıp alınmayacağı veya iddianame düzenlenip düzenlenmeyeceği netleşecek
Rahmi Koç’un soruşturma açılmasına sebep olan fıkrası nedir?
Rahmi Koç, bu fıkrayı 5 Haziran 2026’da İzmir Balçova’daki Amerikan Hastanesi’nin (Koç Sağlık Kampüsü) açılış töreninde anlattı.
Olay, hastaneyi protokol üyelerine (aralarında eski Başbakan Binali Yıldırım’ın da olduğu) gezdirirken gerçekleşti. Sosyal medyada yayılan videoda Koç’un fıkrayı anlattığı ve çevresindekilerin güldüğü görülüyor. Fıkra şu şekilde aktarılıyor:
“Doktor Kürt kadının derdini dinlemiş. ‘Hanımefendi perdenin arkasına gidin, soyunun’ deyince kadın demiş ki ‘Doktor Bey, ilk sen soyun’.”
Bu olay, 5 Haziran akşamı ve 6 Haziran’da (bugün) sosyal medyada hızla yayıldı ve büyük tepki çekti. DEM Parti’den Pervin Buldan, AK Parti’den Ömer Çelik gibi isimler ve birçok kullanıcı ayrımcılık eleştirisi yaptı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten Rahmi Koç açıklaması:
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Rahmi Koç hakkında yaptığı tam açıklama (6 Haziran 2026):
“Sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlarda bir iş insanı tarafından bir açılış programında kadınları ve belirli bir etnik kimliğe mensup vatandaşlarımızı hedef aldığı değerlendirilen ifadeler üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından resen soruşturma başlatılmıştır. Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve hukuku korur. Kadınların onurunu zedeleyen, haysiyetini inciten ve toplumsal hassasiyetlerimizle bağdaşmayan ifadeler, kim tarafından söylenirse söylensin asla kabul edilemez. Bu tür sözlerin bir ‘fıkra’ veya mizah adı altında sarf edilmesi, kadınlarımıza ve toplumumuzun belirli bir kesimine yönelik sergilenen bu nezaketsizliği hafifletmez. Toplumumuzun temel direği olan kadınlarımızın onuruna ve vatandaşlarımıza yönelik her türlü ayrımcı yaklaşımın karşısında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”