“Oak Street’in sonu” filmi kendilerini birdenbire dinozorlar arasında bulan bir ailenin yaşam mücadelesini konu alıyor. Senaryo başlangıçta inandırıcı görülmüyor ama bilimsel araştırmalar “Doğru” diyor.

Senaryo ailenin ve tüm mahallenin bir “Solucan deliği”ne püskürtülmelerine dayanıyor. “Solucan deliği”nin öbür ucu dinosorlar çağına açılıyor. Bu çok eski dönemlere, milyonlarca yıl geriye gitmek demek.

Tek çözümleri var: “Solucan deliği”ni tersine aşıp günümüze dönmek. Film aslında ünlü astrofizisyen Carl Sagan’ın bir teorisine dayanıyor. “Solucan deliği”nden geçerek zamanda yolculuk etmek fikri yeni değil. 20’nci yüzyılın ilk yarısında, örneğin 1935’te Albert Einstein ile Nathan Rosen bu teoriyi ortaya attılar.

Bilim İnsanları Evrenin Kayıp Maddesini Buldu
Bilim İnsanları Evrenin Kayıp Maddesini Buldu
İçeriği Görüntüle

İki bilim insanı evreni ikiye katlanmış bir defter yaprağına benzettiler. Kağıdın bir tarafından girilip delinirse öbür taraftan çıkılabileceğini anlattılar. Bu, kara delikten girip beyaz delikten çıkmak anlamına geliyordu.

Ancak bilim henüz öyle bir “Solucan deliği” bulamadı. O nedenle iş bilim kurgu roman ve filmlerine kaldı. Kara deliklerin varlığının kanıtlanması bilim insanlarını cesaretlendirdi. Şimdi harıl harıl “Solucan deliği” konusunda çalışıyorlar. Ama henüz bir ilerleme yok. Dahası varlıklarına ilişkin en küçük bir iz bile bulunamadı.

Kaynak: Haber Merkezi