ABD Başkanı Donald Trump bugün Temsilciler Meclisi'nde yaptığı konuşmada İran donanmasıyla ilgili konuşurken orduya gemileri neden batırdıklarını el koyup kullanabileceklerini sorduğunu cevap olarak batırmak daha eğlenceli yanıtını aldığını söyledi.

Son dönemde yaptığı açıklamalarla gündemden düşmeyen ABD Başkanı Donald Trump İran ile ilgili sözleriyle sosyal medyada eleştirildi. İşte detaylar..

3 Nisan 2026'da Donald Trump Neler Söyledi?
3 Nisan 2026'da Donald Trump Neler Söyledi?
İçeriği Görüntüle

Donald Trump, İran'ın batırılan gemileriyle ilgili çeşitli açıklamalarda bulundu. ABD'nin İran'a yönelik askeri operasyonları sırasında (Mart 2026 başı itibarıyla) Trump, sosyal medya hesaplarında ve röportajlarında ABD güçlerinin İran donanmasını büyük ölçüde yok ettiğini iddia etti.

İşte ana noktalar:

1 Mart 2026'da Truth Social'da paylaştığı mesajda, ABD'nin 9 İran savaş gemisini batırdığını ve geri kalanını da hedef aldığını belirtti: "Bana az önce bilgi verildi ki, 9 İran Donanma Gemisini yok ettik ve batırdık, bazıları nispeten büyük ve önemli. Geri kalanını da peşindeyiz. Yakında onlar da denizin dibinde yüzecek! Ayrı bir saldırıda Donanma Karargahlarını büyük ölçüde yok ettik. Bunun dışında Donanmaları çok iyi durumda!”

Not: Makalenin ve haber görselinin oluşturulmasında yapay zekadan destek alınmıştır.

Daha sonraki açıklamalarında (örneğin Fox News röportajında), tüm İran gemilerinin batırıldığını ve füze fırlatma platformlarının çoğunun yok edildiğini söyledi: "Tüm İran gemilerini batırdık ve füze fırlatma platformlarının çoğunu yok ettik, sadece %20'si kaldı." İran'ın ordusu, donanması, iletişim sistemleri ve liderliğinin "yok olduğunu", hava kuvvetlerinin ise "tamamen silindiğini" iddia etti.

5 Mart 2026 civarında güncellenen bilgilere göre, ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Amiral Brad Cooper, batırılan gemi sayısının 30'un üzerine çıktığını doğruladı (daha önce Trump'ın belirttiği 24'ten artış). Bu gemiler arasında Jamaran sınıfı korvetler, IRIS Dena gibi fırkateynler ve Devrim Muhafızları'na ait diğer gemiler yer alıyor. Operasyonlar Basra Körfezi, Umman Körfezi ve Hint Okyanusu'nda gerçekleşti.

Trump, operasyonların "ferocious, unyielding resolve" (şiddetli ve tavizsiz kararlılıkla) devam edeceğini ve İran'ın Orta Doğu'yu kontrol etme planlarını engellediklerini vurguladı

Batırmak daha eğlenceli!

Donald Trump, batırılan İran gemileriyle ilgili son açıklamasında (9-10 Mart 2026 civarı, Florida'daki Republican Issues Conference'ta yaptığı konuşmada) oldukça dikkat çekici ve mizahlı bir üslup kullandı. Konuşmasında ABD güçlerinin İran donanmasını büyük ölçüde yok ettiğini (46 gemiye kadar çıkan rakamlar verdi) tekrarladıktan sonra, gemilerin neden ele geçirilmek yerine batırıldığını sorduğunu anlattı.

Trump'ın kendi sözleriyle aktardığı diyalog şöyleydi (çeşitli kaynaklardan derlenen özet): "I said, 'Why don't we just capture the ship? We could use it. Why did we sink them?' He said, 'It's more fun to sink them.' They like sinking them better. They say it's safer to sink them. I guess it's probably true.”

Yani, Trump askeri yetkililere "Gemiyi neden ele geçirmiyoruz, kullanırız?" diye sorduğunu, cevabın ise "Batırmak daha eğlenceli" (it's more fun to sink them) olduğunu söyledi. Bu yorumu kalabalığın kahkahalarıyla karşılandı ve Trump da "Batırmayı daha çok seviyorlar, daha güvenli diyorlar" diye ekleyerek devam etti. Konuşmanın genel tonu zafer havasında ve biraz abartılıydı; İran donanmasının "deniz dibinde yattığını" ve drone/missile kapasitesinin "tamamen yok edildiğini" iddia etti.

Bu ifade, savaşın ciddiyeti karşısında "eğlence" vurgusu yaptığı için sosyal medyada ve haberlerde yoğun eleştiri aldı – bazıları "savaşta eğlence mi olur?" diye tepki gösterdi, bazıları da Trump'ın klasik mizah tarzı olarak gördü. Konuşma sırasında başka garip ifadeler de (örneğin "bacakları olmayan insanlar yürüyor" gibi) viral oldu ama asıl gündem bu "more fun" kısmıydı.

Trump'ın bu açıklaması, İran-ABD/İsrail çatışmasının en sıcak döneminde (Hürmüz Boğazı gerilimiyle bağlantılı) geldi ve petrol fiyatları gibi küresel etkileri artıran bir bağlamda yapıldı.