Resmi istatistiklere göre Türkiye'de son yıllarda intiharın neden olduğu ölümlerde artış yaşanıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 yılında yayımlanan son verilerine göre 2020'deki 3.710 olan intihar sayısı, 2021'de 4.194'e, 2022'de 4.218'e çıkmış, 2023'te ise 4.089'a inmiş.

Kaba intihar hızı bu dönemde 4.45, 4.98, 4.96 ve 4.79 olarak seyretmiş. Kaba intihar hızı, bir yıl içinde her yüz bin kişiye düşen intihar sayısını ifade ediyor. 2024'te her iki veride de dikkat çeken bir artış olduğu görülüyor.

O yıl, intihar sayıları 4.089'dan 4.460'a, kaba intihar hızı ise 5.22'ye çıkmış. Koç Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Eskin, intihar sayıları artarken nüfusun da arttığını, bu yüzden kaba intihar hızının konuyla ilgili daha bilgi verici olduğunu söylüyor.

Bu verileri yorumlayan Türkiye Psikiyatri Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve Süleyman Demirel Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Gülin Özdamar Ünal, "Bir artış eğilimi var diyebiliriz" diyor.

TÜİK'in verileri intihar nedeniyle ölümleri gösteriyor. İntihar girişimleriyle ilgili net bir sayı vermek ise mümkün değil. Bununla birlikte uzmanlar, intihara teşebbüslerin sayısının ölümlü sayılara göre çok daha fazla olduğunu belirtiyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre her yıl dünya çapında 720 binden fazla insan, intihar sonucu hayatını kaybediyor. Kurum intiharı, halk sağlığı alanında çözüm gerektiren ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak tarif ediyor.

TÜİK'in verileri, dünyadaki verilere de paralel olarak, intihar edenlerin yaş gruplarında gençlerin öne çıktığına işaret ediyor. WHO'ya göre intihar, dünyada 15-29 yaş arasındaki kişilerde en büyük üçüncü ölüm nedeni. 2024 verilerine göre Türkiye'de intihar edenlerin yüzde 13.7'si 25-29, yüzde 13.1'i 20-24, yüzde 12.4’ü 30-34, yüzde 8.9’u ise 15-19 yaş aralığındaydı. Koç Üniversitesi'nden Prof. Dr. Eskin, gençler arasındaki intiharların daha yüksek olmasını şu sözlerle yorumluyor:

"Gençlerin risk algıları daha düşük. Tez canlılar ve yaşamda karşılaşılan birtakım sıkıntılara karşı anında tepki verme isteği olabiliyor.Türkiye'de uyuşturucu madde kullanımı konusu da önemli.

Bir de ben gençlerde şunu görüyorum, çok büyük bir umutsuzluk içindeler. Umutsuzluk, intiharı etkileyen en önemli konulardan bir tanesi."

Doç. Dr. Özdamar Ünal da genç intiharlarını değerlendirirken farklı faktörlerin yanında işsizlik, kişilerin donanımlarının çok altında işlerde çalışmak zorunda kalması ve sosyal medyanın yarattığı yetersizlik hissi gibi nedenlerden bahsediyor.

Nepal'de Yeni Başbakanın Gözlükleri Kriz Çıkardı
Nepal'de Yeni Başbakanın Gözlükleri Kriz Çıkardı
İçeriği Görüntüle

---

Peki, intihar oranları bu kadar yükselişe geçmişken Türkiye’de özellikle orta yaş ve üstündeki insanların yıllarca sürecek ıstıraplarına öon verebilecek ötenazi uygulaması neden yok?

Türk hukuk sistemi buna 3 gerekçe gösteriyor.

Birincisi etik. Çünkü Hipokrat’tan bu yana hekimlerin görevi ve sorumluluğu insanı yaşatmak.

İkincisi dini. Allah’ın verdiği canı sadece Allah alabilir.

Üçüncü tıbbi. Hiçbir hekim, hiçbir sağlık çalışanı bir hastanın veya ölmek isteyen birinin sorumluluğunu üstlenemez.

Peki, Türkiye’de ötenazi yok mu? Sessiz sedasız var.

Çok ağır vakalarda, örneğin çoklu organ yetmezliğiyle neredeyse can çekişenlerde solunumu sağlayan fiş çekiliyor. Hasta kısa bir süre sonra son nefesini veriyor. Hem o, hem de ailesi kurtuluyor. İyi ama bu bir tür ötenazi değil mi?

(Not: Ötenazi 2ye ayrılıyor.

Birincisi aktif: Hastaya ölümsül bir zehir enjekte etmek.

İkincisi onu hayata bağlayan cihazların işleyişine ve ilaç takviyesine son vererek ölüme terketmek.)

Kaynak: Haber Merkezi