İnsanoğlu binlerce yıldır dünyada hayatın nasıl ortaya çıktığına kafa patlatıyor. Ve de ne zaman hayat belirdi sorusuna yanıt arıyor.
Varsayım şöyle: Atom, karbon, hidrojen, oksijen, azot paketleri birleşip hücrelerin doğmasına neden olabilir.
Bu varsayıma şöyle bir örnek veriliyor: Ölümsüzseniz, bilgisayarınızın tuşlarına rastgele sürekli basıyorsanız, Homere’in “İlyada” veya “Odisseus” yapıtını ortaya çıkarabilirsiniz. Ama bunun için evrenin yaşından daha uzun bir süreye ihtiyacınız olacak.
Hayat için de bu örnek veriliyor.
Bu senaryoya göre, dünyada hayatın doğması aslında olmaması gereken bir ihtimal. Ayrıca bir anormallik. Burada “Tesadüf” kavramı devreye giriyor.
Trilyonda bir gerçekleşecek bir “Tesadüf”. Ama gerçekleşiyor.
Aslında dünyada hayatın doğması evren için hiçbir önem taşımıyor. Sadece “Yol kazası” olarak görülüyor.
Bilim insanları bu “Tesadüf”ün ne kadar sürede gerçekleşmiş olabileceğini hesaplamaya çalıştılar.
İddiaları şu: Dünya ilk dönemlerinde sürekli astroitler tarafından dövüldü. Bunların bazıları 10 kilometre yarı çapındaydı. Bu da toprağın kimyasını değiştirdi.
İşte bu değişiklik yaşamın tohumlarını attı. 4 milyar 330 milyon yıl önce!




