Parkinson hastalığı dünyada 10 milyonun üstünde kişiye hayatı zehir ediyor. 2050’ye kadar bu sayının en az ikiye katlanacağı tahmin ediliyor.
Şimdi biyoloji ve teknoloji, kendi başına hareket etmeyi engelleyen bu hastalığın erken teşhisini ve nelerin bu rahatsızlığa yol açtığını anlamaya yardım ediyor.
Çok uzun süre boyunca Parkinson yaşlılığın kaçınılmaz hastalığı olarak görüldü. Titreyen eller ve ayaklar, ilaçlarla bu titremeyi hafifletme ama yok edememe, hastalığın sinsi bir şekilde ilerlemesi…
Bununla birlikte son yıllarda araştırmalar hızlandı. Yeni çözüm veya tedavi arayışları yoğunlaştı.
İlk kez olarak, sadece semptomları değil, hastalığın gelişmesini değiştirmeye yönelik stratejiler geliştirildi. Böylece hastalığın köklerine veya tetikleyen nedenlerine ulaşılabilecek.
Özellikle de kök hücreye dayalı tedavinin daha da ilerlemesi sağlanabilecek.
Tıp çevreleri Parkinson’a karşı ilk kez zafer kazanmanın çok yakın olduğuna inanıyorlar.