Evde musluklar açılınca şırıl şırıl su akıyordu. Yakınlarındaki derelerde, nehirlerde, göllerde balık avlıyorlardı… Şimdi “Tısss!”

Avrupa’da artık evlere sarnıç kamyonlarla su dağıtılıyor.

İkinci Dünya Savaşı’nın en kötü yıllarında bile Avrupa susuz kalmamıştı.

Nereden nereye…

Hem de nereye, nerelere? Çünkü susuzluktan çimler kuruduğu için maçlar da ya erteleniyor, ya da durumları biraz daha iyi, yani, oynanabilecek statlara alınıyor. Ev sahibi-ve konuk takım ayrımı en azından şimdilik bitmek üzere…

Norveç Prensesi Astrid'in Ardından Köpeği De Vefat Etti
Norveç Prensesi Astrid'in Ardından Köpeği De Vefat Etti
İçeriği Görüntüle

Suçu küresel ısınmaya atmak kolaycılık. İnsanın hiç mi günahı yok?

Suyu ticarileştiren, kaynakta kesip dereleri, nehirleri ve balıkları susuz bırakan, artanını da barajlarda toplayıp evrenin en güzel gezegenini mahveden insanın hiç mi vebali yok?

Suyu ticarileştiren kapitalizmin yakında havayı da, yani oksijeni de şişeleyip pazarlamayacağı ne malum?

Büyük Cengiz Han, Onon ırmağına tükürenleri bile öldürtüyor, “Çünkü bu nehir hem bizim, hem de atlarımızın hayat kaynağı” diyordu.

Hiç değilse ondan ders alalım…

Öyle ya; ata buyruklarına saygılı değil miyiz?

Kaynak: Haber Merkezi