Bir yaşıma daha bastım. Hayır basamadım! Çünkü ölmüşüm! Cenaze ilanları yayınlayan bir sitede benim ölümümle ilgili bir duyuru yer aldı.
Ben Kovid-19 salgını döneminde 3 kez aşı oldum. Keşke birde bıraksaymışım. Çünkü diğer 2 aşının yan etkileri onca yıl sonra bugün bile hayatımı zehir ediyor.
Vay canına! Süleyman Demirel vefat edeli 11 yıl olmuş. Yokluğuna alışamadık. Ne ben, ne Türk halkı. O bir abideydi…
Barajlar kurudu. Nehirler ve göller suya hasret kaldı. Balıklar kitleler halinde telef oldu. Su kesintileri ciddi biçimde gündeme geldi.
Rahmetli Çetin Gürel’i anmak için hazırladığım yazı nedeniyle bi hafta ara verdiğim “Isınma dizisinin ikinci bölümünü yayınlıyorum…
Çok zorunlu bir nedenden ve bende sınırı olmayan bir vefa duygusundan ötürü “Isınma” konulu 3 yazılık dizimin ikinci bölümünü bir hafta erteliyorum.
Ben de tıpkı ABD Başkanı Donald Trump gibi, küresel ısınmanın insan kaynaklı olduğuna inanmıyordum...
Bazen astronomların “Uçukluğu”na bayılıyorum. Keşiflerini öyle bir anlatıyorlar ki, insanın valizini hazırlayıp başka dünyalara doğru yola çıkası geliyor.
NATO zirvesi İngiliz gizli servislerinin ortalığı velveleye verdikleri bir dönemde Ankara’da toplanmaya hazırlanıyor.
“Evrenin yasalarını düzenleyen bir üstün gücün varlığına inanıyorum. Ancak ölümden sonra hayata inanmıyorum. Zaten bana bir hayat yeter!”
Bu da gazete, dergi, TV ve radyo gibi geleneksel medya mecraları için ölüm çanlarının çalması anlamına geliyor.
İzmirliler’in “Efsane Başkan” dedikleri, benim de hayatımda en sevdiğim ve nice mutlu yıllar yaşadığımız Ahmet Piriştina, 15 Haziran 2004’te kalp krizine..
Bu bağlantı sizi https://www.gununicinden.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.