Asala ile Ebru Gündeş’in düeti. Merakla tıkladım, kulaklığımı taktım. İlk notalar duyulduğu anda sanki bulunduğum yerden götürüldüm.
Bir akşam sosyal medyada gezinirken karşıma çıktı: Asala ile Ebru Gündeş’in düeti. Merakla tıkladım, kulaklığımı taktım. İlk notalar duyulduğu anda sanki bulunduğum odadan alınıp başka bir yere götürüldüm.
Asala’nın sesi derin bir kuyu gibiydi; içine düşüyor ama çıkmak istemiyordum. Ardından Ebru Gündeş’in o tanıdık, yıllardır içimize işleyen yorumu geldi. İki ses birbirine öyle yakıştı ki, sanki yıllardır aynı sahnede buluşmayı bekliyorlarmış.
Üstelik bu buluşmayı daha da özel kılan bir detay vardı: Suriyeli Asala şarkıyı Türkçe seslendirdi, Ebru Gündeş ise Arapça… Yani sadece sesler değil, diller de birbirine karıştı. İki kültür, iki coğrafya aynı şarkıda buluştu. Ve bu şarkı, “Gönlümün Efendisi”ydi.
Şarkı ilerledikçe fark ettim: yalnız değilim. Yorumlarda insanlar aynı duyguyu paylaşıyordu. Kimisi “gözlerim doldu” diyordu, kimisi “bu şarkı bana memleketimi hatırlattı.” 15 milyon izlenme rakamı işte bu yüzden anlamlıydı; çünkü milyonlarca kalp aynı anda aynı şarkıya dokunmuştu.
O an düşündüm: Müzik, sınırları, dilleri, mesafeleri aşıyor. Hepimizi aynı duyguda buluşturuyor. Asala ve Ebru Gündeş’in “Gönlümün Efendisi” düeti, işte tam da böyle bir buluşma oldu.